Basım sektörü pazarını, gazeteler, kitaplar, etiketler, kartvizitler, kırtasiye malzemeleri, iş formları ve diğer materyaller gibi ürünleri basan kuruluşlar tarafından yapılan baskı hizmetleri oluşturmaktadır. Globalde artan nüfus, bu pazarın ana itici gücünü oluşturmaktadır. The Business Research Company’nin araştırmasına göre küresel baskı pazarının, pandeminin olumsuz etkisi nedeniyle %10,2’lik bir bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile 2020’de 277,12 milyar dolar iken 2021’de 305,34 milyar dolara büyümesi öngörülmüştü, ancak 2022’de her şeyin normale dönmeye başlamasıyla %19,9’luk bir artış ile 366,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor [1]. Bu kadar büyük bir hacme sahip olan basım sektörünün gelişen dünyaya ve teknolojilere ayak uydurması ve müşteri ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için dijital teknolojileri kullanmaya başlaması kaçınılmaz olmaya başlamıştır. Dijitalleşme, kelime anlamı olarak iş operasyonlarını dönüştürmek için dijital teknolojileri ve bilgileri kullanma sürecidir. Dijitalleşme şimdilerde iş dünyasında büyük dönüşümlere neden olmaktadır. Dijital becerilerin kazanılması artık bireysel, sektörel ve bölgesel başarı için bir ön koşul haline gelmiştir.

Yenilikçi olmak ticaretin en önemli kuralıdır, pazarın ihtiyaçları ile esnek bir şekilde yüzleşebilecek teknolojik ve yenilikçi çözümler bulmak çok önemlidir. İmalat sanayilerinin dijitalleşmesinde kullanılan araçlar nesnelerin interneti (IoT), yapay zekâ (AI) ve ileri analitik gibi dijital teknolojiler ile robotik sistemler ve eklemeli imalat gibi ileri üretim teknolojilerinden oluşmaktadır [2]. Dijitalleşme, basım sektöründeki tüm farklı şirketlerin kendi konumlarını iyileştirmek için ihtiyaç duydukları temel konulardan biridir. Baskı süreçlerinde dijitalleşme, uzun süredir görünür ve net bir trend halindedir. Belki de dijitalin tüm avantajlarını geleneksel teknolojiyle birleştirerek hibrit bir çözüm bulmak firmaların atacağı ilk adım olmalıdır. Sektörde dijitalleşme ve inovasyon amaç değil, araç olmalıdır. Kuruluşlar dijitalleşme sürecinde dijital teknolojileri uygularken insanların işlerini yapış şekilleri değişir. Örneğin matbaa işçilerinin basılan ürünlerin kalite kontrolünü tek tek yapmayı bırakıp bunun yerine bilgisayar kontrollü ekipman kullandıklarını hayal edin. Bu tür bir değişim dijitalleşmenin kalbini oluşturuyor. İster iş rollerini değiştirmek veya isterse de genel olarak iş süreçlerini dönüştürmek olsun, otomasyon dijitalleşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Basım sektöründe dijitalleşme ile süreç verimliliğini arttırmak, veri şeffaflığını iyileştirmek ve elbette kârlılığı artırmak mümkündür. Buna ek olarak, şimdiye kadar insanlar tarafından geleneksel yöntemlerle yapılan birçok işin otonom bir şekilde yapılabilmesine olanak tanıdığı için aynı üretimin daha az kişi istihdam edilerek yapılmasını da mümkün kılmaktadır.

Ancak dijitalleşme, dijital dönüşümden oldukça farklıdır. Bir kuruluş için dijital dönüşüm, işletmelerin proje olarak uygulayabileceği bir şey değildir. İşletme içinde iş süreçlerini otomatikleştirmekten çalışanları bilgisayar kullanmak üzere yeniden eğitmeye kadar bir dizi dijitalleştirme projesine yer verilmesi gerekmektedir. Dijital teknolojilerin uygulanmasının yanı sıra organizasyonel değişim gerektiren müşteri odaklı stratejik iş dönüşümüne ihtiyaç duyulmaktadır. Dijital dönüşüm denilince, birçok firma tipik olarak birkaç dijitalleşme projesini içerecek, ancak dijital dönüşümün dijitalleşmeden başka bir şey olmadığına inanmak gibi büyük bir stratejik hata yapmaktadır. Gerçekte, dijital dönüşüm, kuruluşun genel olarak değişimle daha iyi başa çıkmasını gerektirir ve kuruluş uçtan uca müşteri odaklı hale geldikçe değişimi temel bir yetkinlik haline getirir. Bu tür bir çeviklik, devam eden dijitalleşme girişimlerini kolaylaştıracaktır. Sonuçta işletmeler, bilgiyi dijitalleştiriyor, operasyonlarını oluşturan süreçleri ve rolleri dijitalleştiriyor ve işi ve stratejilerini dijital olarak dönüştürüyorlar. Her biri bir sonraki için gerekli olsa da yeterli değildir. En önemlisi de dijitalleşme her ne kadar özünde teknolojiyle ilgili olsa da dijital dönüşüm müşteri ile ilgilidir. Aslında dijital dönüşüm, müşteri odaklı bir teknoloji dönüşümünden çok daha fazlasını ifade ediyor. Gerçekte, organizasyonlar değişimi temel bir yetkinlik olarak belirleyebilirse uçtan uca iş dönüşümünü başarabilirler. Dijital dönüşümün yol haritası, işletmelerin dijital dönüşümün avantajlarına ulaşmak için atması gereken karmaşık, iç içe geçmiş adımlardan oluşmaktadır.

Basım sanayinde dijital dönüşüm temel olarak, işletmelerin üretim süreçlerini ve iş modellerini hız, verimlilik, esneklik ve kalite artışı sağlayan uygulamalardan faydalanarak geliştirmeleridir. Bu dönüşümün verimli olabilmesi için işletmelerin öncelikle üretim süreçlerinde kullandıkları teknolojileri geliştirmeleri gerekmektedir. Daha sonra da yönetim anlayışlarını iyileştirmeleri, organizasyon yapılarını düzenlemeleri ve iş yapış kültürlerini dönüştürmelerine ihtiyaç olacaktır. Bir işletmede önce üst yönetim dönüşümü sahiplenmelidir ve organizasyon yapısını da dijital dönüşümün gerçekleşmesine olanak verecek şekilde iyileştirmelidir. Ayrıca çalışanlar arasında değişime karşı direnç oluşabilir, bunun önüne geçebilmek için yenilikçilik kültürünün çalışanlar arasında gelişmesini sağlamalıdırlar. Dijitalleşme, verilerin ve analizlerinin karar sürecinde çok daha etkili olduğu bir kültürün oluşmasına destek olur [2].

Dijital dönüşümden bahsedilince akla önce üretim süreci gelmektedir. Aslında üretimin yanında ürün geliştirme, tedarik zinciri ve lojistik yönetimi, hizmet sunumu, kurumsal ilişkiler, kalite yönetimi ile satış ve pazarlama gibi idari süreçlerini de dijital hale getirerek hepsini bütünleştirmelidirler.

  1. Ürün Geliştirme

Ürün geliştirmede en önemli nokta müşteri ihtiyaçlarının zamanında ve doğru bir şekilde anlaşılmasıdır. Diğer bir önemli nokta da bunlara uygun ürünlerin hızlı bir şekilde geliştirilip pazara sürülmesidir. Dijital teknolojilerden biri olan “büyük veri ve analitik” yardımı ile müşteri ihtiyaçlarını daha erken ve daha doğru bir şekilde anlamak mümkün olabilmektedir. Peugeot firmasının düzenlediği kendi otomobilini tasarlama yarışması [3] buna en güzel örnektir, bu yarışma sayesinde hem kendi tanıtımını yapmış hem de müşterilerinin tasarım beklentilerini önceden öğrenmiştir.

Ürün tasarımı konusunda bulunan çok sayıda gelişmiş yazılımlar, ürün geliştirme sürecinin aşamalarının aynı anda gerçekleştirilebilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu yazılımlar kullanılarak ürün geliştirme aşamasının başlangıcında üretim fizibilitesi yapılabilmekte ve zamandan büyük ölçüde tasarruf sağlanabilmektedir. Şekil 1’de görüldüğü gibi simülasyon yazılımlarını kullanarak 3 boyutlu yazıcılar ile elde edilecek prototiplerin öncesinde görsel olarak testleri yapılabilir. Böylece, 3D yazıcıda basılacak parçaları hazırlamak, görselleştirmek, yinelemeleri çoğaltmak için 3D baskının topolojik optimizasyonu yapılabilmektedir. Geleneksel geometrinin aynı modeldeki ağ modelleriyle yakınsamasını sağlar. Ford, eklemeli imalat laboratuvarı kurarak bunu çok güzel başarmıştır. Prototipleri daha hızlı ve oldukça uygun maliyetle yapabilmiş ve parçaların geliştirme süresini birkaç günden birkaç saate düşürmüştür. Böylece, daha az zamanda daha fazla fikri test etme ve düzeltme fırsatı yakalamıştır [4].

  1. Planlama

Planlama aşamasının en önemli kısmı talebin doğru bir şekilde tahminlenmesidir. Ancak, işletmenin verimliliği ve kârlılığı açısından üretimin ve hammadde tedariğinin bu tahmine göre planlanması ve maliyetleri minimize edebilmek için de optimize edilmesi büyük önem taşımaktadır. Her geçen gün müşterilerin daha fazla çeşit ve daha kişiselleştirilmiş sipariş taleplerinde bulunması bunu oldukça zorlaştırmaktadır. Büyük veri ve ileri analitik yöntemleri, işletmenin ihtiyacına göre çeşitlendirilebilen modüllerden oluşan planlama yazılımları ile üretimin yanı sıra tedariğin planlanması ve optimizasyonu konusunda da kolaylık sağlayarak zaman kazandırırken hataları da azaltmaktadır.

  1. Tedarik Zinciri ve Lojistik

İşletmelerde dijital teknolojilerin kullanımı ile tedarik zinciri ve lojistik yönetiminde ihtiyaçtan fazla stok yapmalarının önüne geçerken gereksiz maliyetler de azaltılmış olmaktadır. Dijital teknolojiler etkin olarak kullanıldığında, hem siparişler doğru zamanda verilir ve teslim alınır hem de depo içi stok takibi gerçek zamanlı yapılabilir. Dolayısıyla, depodaki kayıt ile depo içi ve dışı sevkiyatlarda işgücü kullanımını azaltırken hatalar da minimize edilmiş olur. Son zamanlarda depo ve sevkiyat otomasyonu konusunda yaygın kullanılmaya başlanan RFID etiket teknolojisi içerikli çözümler ile ürünlerin adet takibini yapmak, depo içinde yerini bulmak ve izlemek ve sevkiyatın tam ve doğru yapıldığını kontrol etmek mümkün olabilmektedir (Şekil 3). Hatta, depo içinde taşımada kullanılan araçlar da RFID teknolojisi ile donatıldığında depo içinde ürün yerleştirme ve almada kolaylık ve verimlilik sağlanabilmektedir.

  1. Üretim

Üretimde otomasyon sayesinde, makine ve işgücü gibi üretim faktörlerinin takibi ve izlenmesi olası hataların önlenmesini sağlarken, kalite kontrol ve izleme de verimliliğin artırılmasına yardımcı olur. Dijital dönüşüm ile üretimde otomasyonun akıllı sistemlerle desteklenmesi (gelişmiş robotlar vb.), üretim faktörlerinin uzaktan gerçek zamanlı olarak takibi ve izlenerek anlık geri bildirim sağlanması, kalite kontrolün otomatik olarak gerçek zamanlı olarak yapılması ve kök neden analizlerinin etkinliğinin arttırılması ve arızaları oluşmadan tespit edebilen önleyici bakımla makinelerin duruş sürelerinin kısaltılması mümkün olabilmektedir. Üretimde ve kalite kontrolde kullanılan teknolojilerin arasında RFID etiketler (Şekil 4) ve görüntü işleme yöntemi ile yapay zekadan yararlanılması en çok kullanılanlardır. Toyota, üretimde oluşan kalite sorunlarının önüne geçebilmek için kullanmaya başladığı yazılım ile büyük veri toplayarak analiz yapmakta, ortaya çıkan sorunları ve hatalı ürünleri anlık olarak takip ederek çözebilmektedir. Böylece, makine duruş sürelerini azaltabilmekte, üretim adetlerini ve ürün kalitesini arttırabilmekte ve maliyetleri düşürebilmektedir [5].

  1. Satış ve Pazarlama

İşletmelerde müşteri ilişkilerinin verimli yönetilmesi için satış ve pazarlama proseslerinin dijitalleşmesi amacıyla büyük veri ve ileri analitik yöntemlerinden faydalanmak çeşitli online platformları (Şekil 5) kullanarak mümkündür. Bu sayede müşterinin ürün kataloğuna online olarak erişerek sipariş verebilmesine, ürünle ilgili danışmanlık ve çözüm alabilmesine, ödeme yapabilmesine, sipariş veya tarih değişikliği yapabilmesine, siparişini takip edebilmesine, sipariş verdiği ürünü kişileştirebilmesine ve görüş ve şikâyetlerini web sayfasından bildirebilmesine olanak verilebilir. Hatta, işletmeler anlık olarak kişiye özel promosyon veya teklif verebilir ve yapay zekâ içeren sanal yardımcılar kullanabilirler. Böylece, hem müşteriye doğru zamanda doğru şekilde ulaşılmış hem de mutlu edilmiş olunur. Müşteri ilişkilerini sürdürülebilir hale getirirken sipariş işlem süreleri kısalacağından satışlarda da artış sağlanabilir. Bunun yanı sıra, potansiyel müşterileri de belirlemek mümkün olabilir.

  1. Satış Sonrası Hizmetler

Satılan ürünlerin periyodik normal veya önleyici bakımının uzaktan online bağlanarak yapılması satış sonrası hizmetlerde dijital dönüşümün bir parçasıdır. Bu sayede makinaların bekleme sürelerini kısaltmak ve bakım işçiliğinin ve seyahatlerin maliyetlerini düşürmek mümkün olabilmektedir. Bunun dışında, gerçek zamanlı satış sonrası hizmet talebi alma ve takibi, dijital ortamda müşteri eğitimi verme, ürünler için ileri analitik ile optimize edilmiş planlı bakım hizmeti sunma ve ürünler için sanal rehberli bakım hizmeti sunma gibi araçlar da kullanılabilir.

İşletmeler dijital dönüşümü gerçekleştirmek adına yeni teknolojiler geliştirmeye gereksinim duymaktadırlar, ancak bunun için teknik ve mali desteğe ihtiyaçları olmaktadır. Bu kapsamda maddi destek alabilmek için üniversitelerle iş birliği yaparak yeni geliştirilen teknolojilerin işletmelere kazandırılmasında destek alabilir, devlet destekli ArGe projeleri (TÜBİTAK, KOSGEB, vb.) ile teşviklere baş vurabilir veya başka şirketlerle iş birliği yapabilirler.

Dijital olarak işletmesini dönüştürmek isteyen ama ne zaman ve nereden başlayacağını bilemeyen firmaların izleyebileceği üç farklı strateji olabilir;

  1. Dijital başarının kanıtını bekleyebilirsiniz

Bu ilk yaklaşım, kuruluşların ampirik sonuçlara odaklanmasına yardımcı olacaktır. Bu yaklaşımın zorluğu, dijital dönüşümünüz yetişene kadar boşta kalmanın muazzam riskidir. Rakipleriniz dijitalleşmeyi şirketinizden daha hızlı gerçekleştirirse, size belirgin bir avantaj sağlar. Çoğu kuruluş, dijital ve dijital olmayan çözümlerin bir karışımına sahip olduğundan, bu ilk yaklaşım çoğu şirket için genellikle ilk tercihtir.

  1. Her şeyi kapsayan bir dijital strateji geliştirebilirsiniz

Bu yaklaşım, stratejiyi en baştan mümkün olduğunca tamamlamaya odaklanır. Sağlam ve uzun vadeli bir plan gerektirir. Her şey dahil dijital dönüşüm stratejisi, kültürü değiştirmeye ve inovasyonu hızla uygulamaya odaklanıyor. Genellikle birçok tehlike içeren oldukça pahalı bir yaklaşımdır. Büyük sabıra sahip ve risk almayı seven işletmelerin başvurduğu bir yöntemdir.

  1. Dijitalleşmeyi aşamalı olarak gerçekleştirebilirsiniz

Bu yaklaşımda, bir şirket ilk hedef ve rotasını belirledikten sonra potansiyel olarak değişen bir dijital hedefe doğru ilerler. Ancak organizasyon ilerledikçe, alınan dersler ve yeni girdiler dikkate alınır, böylece dijital hedef ve bazen de hedefe giden yol değişir. Bu nedenle, bu yaklaşım, kullanım ömrü boyunca endüstri değişiklikleri ile gelişebilecek sağlam ancak şekillendirilebilir bir strateji sunmaya odaklanmaktadır.

Basım sektöründeki firmalarda dijital dönüşüm, belirli zorluklara ve taleplere bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Ancak değişmeyen tek şey, teknoloji ne kadar çok değişirse, o kadar çok şirketin uyum sağlaması gerekeceğidir. Dijital dönüşümü takip eden işletmeler, sonuçlardan faydalanacak ve yapmayanlara göre daha büyük başarıların keyfini çıkaracaktır. Sonuç olarak, dijital olarak dönüştürülmüş bir dünyada stratejik avantaj elde etmek için işletmelerin kurumsal çapta yatay olarak kendi kendine yeten organizasyon yapısına sahip olmaları, hızlı iş yapmaları, ölçeklenebilir olmaları, gönüllü olarak dijitalleşmeleri, akıllı yazılım ve donanımlardan yararlanmaları gerekmektedir. Dijital dönüşüm, bir nevi imalat sanayi için yeni bir sanayi devrimi gibi düşünülebilir. Önümüzdeki günlerde dijital dönüşüm sayesinde imalat sanayinin dinamikleri ve işleyişi değişebilir ve küresel dengeler de buna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Önemli olan siz bunun neresinde olmayı hedefliyorsunuz.

 

*Basım Sanayi eğitim vakfının (BASEV) yayınladığı Basım dünyası dergisinde Basım Sektöründe Dijital Dönüşüm isimli makalemiz 115 sayılı son sayısında yayınlanmıştır.

REFERANSLAR

[1]         The Business Research Company, “Global Printing Market Data And Industry Growth Analysis,” Printing Global Market Report 2021, 2021. [Online]. Available: https://www.thebusinessresearchcompany.com/report/printing-global-market-report-2020-30-covid-19-impact-and-recovery. [Accessed: 25-Dec-2021].

[2]         T.C. BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI, “İmalat Sanayinin Dijital Dönüşümü Raporu ve Yol Haritası,” 2016.

[3]         Peugeot, “The Flux Named Winner of the Peugeot Design Contest.” Peugeot, Paris: Peugeot, 2007.

[4]         FORD, “Ford Tests Large-Scale 3D Printing With Light-Weighting and Personalization in Mind,” News, 2017. [Online]. Available: https://media.ford.com/content/fordmedia/fna/us/en/news/2017/03/06/ford-tests-large-scale-3d-printing.html. [Accessed: 25-Dec-2021].

[5]         “The Internet of Everything,” PLANT, 2014.